
Bloglar yazarları bloglarını tanıtmak için bilindik yöntemlere başvururlar. Bu bilindik yöntemler şunlardır; Başka bloglarla bağlantı paylaşımı yapmak, reklam kutusu takas etmek, küçük mecralara reklam vermek, kaliteli paylaşımlar yaparak adını duyurmak, sosyal ağlarda aktif olarak blogunu tanıtmak vs. Artık tüm bunlar blogları tanıtmada birer hiç konumunda. Bu konuda bu kadar radikal mi düşünmek gerek? Bence evet.
Blogları tanıtmak için bu saydığım maddeler çok fazla efor harcayıp bir kaç adım atmaya benziyor. Ki şu da artık aşikar -son paylaşımlarda hep bu kelimeyi kullanıyorum- tüm bunlar bloglarımızı tanıtmakta yeterli gelmiyor. Anlatmak istediğimi Hz. Mevlana'nın bir dörtlüğü ile bağlayıvereyim:
Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan,donmadan akmak ne hoş,
Dünle beraber gitti cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
Demek istediğim o ki artık özellikle Türk blog küresine yeni fikirler, yeni akımlar, yeni cereyanlar lazım. Blog Küme, Bloxoo, Blog Ödülleri, Blogcu Forum vs. kastettiğim bunlar değil. Elbette ki bunlar ve bunun gibi maceralar lazım fakat komunite kılıfından sıyrılıp, bireyser fikirler oluşturabildiğimiz sürece kalitemizin artacağına inanıyorum. Gelin ayaküstü bir kaç fikir üretelim. Belki bu yazıyı okuyan bir kaç insan bu konu üzerinde daha faza kafa yorar...
Blog Yazarlarının Ortak Eksikliği
Artık o kadar sıradanlaştık ki paylaşacak bir şeyler bulamadığımız zaman tema tanıtıyoruz, blog tanıtıyoruz. Hiç olmadı internet veya teknoloji adına olan küçük bir gelişmeyi paylaşım olarak sunuyoruz. Bu hem paylaşımların kalitesini azaltıyor hem de orijinal ve farklı içerik bakımından blog küreyi fakirleştiriyor. Peki neden paylaşacak şey bulamıyoruz? Çünkü bazılarımız için hala blog yazmak bir hevesten öteye geçememiş. Daha önce "Yumurtlama Değil Bloglama Rehberi" isimli paylaşımımda vurguladığım üzere blog kurmadan önce kendimize sormamız gereken soruları ne yazik ki bir çoğumuz kendine sormuş değil. Bu sorular sorulup cevapları alınırsa hem içeriği kalitesi artar hem de blog sağlam zeminler üzerine oturtulur. Paylaşacak konular bulamamızın nedeni ise elimizde bir şeylerin olmayışıdır. Kaçımız bugün blog ayrımı yapmaksızın önümüze gelen uzun uzun yazıları sıkılmadan okuyor ve o paylaşımlar üzerinde düşünüyoruz? Düşünmediğimiz ortada... Okumadığımız da...
Yorum Sanatı
Düşünmediğimiz ve okumadığımız ortada dedim -doğru kullanımı okumadığımız ve düşünmediğimiz için olacak- çünkü Türkiye'de yayım yapan, Türk okuyuculara sahip olan bloglar da yorum kıtlığı çekiliyor. Bu kıtlığın sebebi çift taraflı. Bir tarafı yazardan kaynaklanıyor. Yurtdışında yayım yapan bloglara baktığımızda yorum sayıları 50-100 arasında değişiyor. Türkiye'de tahmin ediyorum bu rakam ortalama 10. Çünkü kaliteli ve orijinal içeriğimiz az.
Bir diğer yönü ise okuyucuya bakıyor. Bugün ülkemiz forumlarında kopya içeriğe bile "Emeğe Saygı" adı altında yorum isteniyor ve yapılan yorumların pek çoğu teşekkür içeriyor. Teşekkür etmek tebrik etmek elbette ki olmalı fakat bunlar yorum değildir. Yorum da en az paylaşım kadar emek bekleyen bir sanattır bence.
Yorumun şöyle bir niteliği daha var. Bugün ziyaret ettiğimiz blogun kalitesini RSS, Twitter veya FriendFeed takipçi sayısına ve yorum bolluğuna göre ölçüyoruz. Çok fazla yorum almış bir blog, kaliteli olduğu manasına gelmez. Zira yeni çıkan bir albümü yüzeysel tanıtan bir içeriğe o sanatçıya duyulan sempati sebebi ile yapılan onlarca yorum vardır. Bunlar blogun kalitesi gösteren unsurlar değildir. Kalitesini ölçerken göze alınması gerekir fakat bu pastada büyük dilime sahip değildir. Yorum kaliteli içerik oluşturmaya çalışan blog yazarı için yazdıklarının boşa gitmediğini, geri dönüşümün olduğunu ve olacağını gösteren/işaret eden bir unsurdur. Yorum meselesi önemli olmasa idi, bugün futbol yorumcusu gibi bir meslek olmazdı veya gazeteler sırf olayları, gündemi yorumlasın diye dünya kadar eleman almazdı.
Temel Taşlar ve Yükselme Basamakları
Bahsettiğim bu iki sorun çözüme kavuşursa asıl o zaman Blog Küre'nin geliştiğinden ve kaliteli hale geldiğinden bahsedebiliriz. Öteki türlü fark atan her zaman bir kaç blog ile sınırlı kalacaktır. Bugün ülkemiz düzenlenen blog yarışmalarında ödül alan bloglar Barcelona gibidir, geri kalanlar ise İstanbul Büyükşehir Belediye Spor gibi... EuroBlog yarışmasına veya Avrupa'da düzenlenen diğer yarışmalara sadece bir iki blogumuz katılabiliyorsa Blog Küre'mizi en baştan temellendirmeli ve değerlendirmeliyiz demetir. Tüm bu sorunların çözümü ve atılan adımların daha da ileri götürülebilmesi adına İleri Fikir adı altına bir fitili ateşliyorum. Bakarsınız tutar ve ilerleyen yıllarda blog küremizin dünya bloglarından çok daha farklı bir konumda olmasını sağlar. Gelin şimdi İleri Fikir projesini ve bu proje için üretilen başlangıç fikirlerini inceleyelim.
İleri Fikir Nedir?
İleri Fikir'in tek cümlelik tanımı şöyle "Blogların gelişimi ve daha kaliteli yayım yapması için akla gelen cin fikirlerin diğer blog yazarları ile paylaşıldığı yer." Bu projeyi ayakta tutacak iki önemli nokta var. Birincisi insanların blogları geliştirmek için kafa patlatması, ikincisi ise bu patlamalarda meydana gelen fikirleri diğer blog yazarları ile paylaşması. Burada söyle bir itiraz gelebilir: Yahu hem ben düşüneceğim hem de başkalarına söyleyeceğim! Blog yazarı olmak demek temelinde paylaşımcı ruha sahip olmak demektir. Bu tür sitemlerde bulunacak arkadaşlar bilhassa İleri Fikir'den uzak dursunlar. Ama bu işi sahiplenecek insanlarımız varsa onlara sadece şunu söyleyebilirim dükkan sizin! İleri Fikir konusu tam anlamıyla rayına oturmuş değil ama ana hatları ile belli bir proje. Fikir üretip paylaşmak. Tamamen bu iki fiil ile işleyecek bu proje. Sizi bilmem ama ben sahip çıkacağım. Bakarsınız İleri Fikir'den çıkan bir fikir bloglarımıza çok büyük kazanımlar sağlar.
İleri Fikir Felsefesi
İleri Fikir şöyle bir felsefeye de sahip: Gruba üye olan bloglar bizim blogumuz. Yani o blogların gelişiminden tüm üyeler sorumlu. Tabi ki bu felsefeyi de ayrı bir yazıda analiz edip enine boyuna anlatmak gerekli.

Blog Yorum Grubu
Aslında karşıdan zor gibi görünse de hiç de zor değil. Bu yazıyı yazarken aklıma gelen bir kaç fikiri hemen sizinle ve akabinde İleri Fikir sayfasında paylaşayım. Blog Yorum Grubu, yayına yeni başlamış bir kaç blogun fikir birliği edip yorum grubu kurması ile oluşur. Gruba dahil her hangi bir blog yeni paylaşım yayımladığında grup üyesi diğer bloglar bu paylaşıma yorum yapar. Böylelikle bloglar pasif kalmamış olur.

Blog Kardeşliği
Blog Kardeşliği fikri ise Azeri bir blog yazarı ile tanışmamdan sonra aklıma geldi. Ümit Urmuli adındaki bu Azeri blog yazarı ile kardeş blog olduk. Anlatmak istediklerimi tam olarak anlata bilirsem kardeşlik gereklerini yerine getireceğiz. Blog Kardeşliği'nin gerekleri şunlar; Her iki blog da diğer blogun son beş yazısının başlığını blogunun bir köşesinde yayımlar, yorum olarak desteğini esirgemez ve bağlantı paylaşımı yapılır.
Bu Projeyi Destekleyin
Siz de İleri Fikir Grubu'na katılabilir ve fikirlerinizle blog küre'yi geliştirebilirsiniz. En başta söylediğim gibi sıradanlık ilk başlarda insana farklılık olarak gelir. Ki zaten sonradan sıradan olur. Türk internetinin, Türk blogculuğunun gelişmesini ve dünya standartlarına ulaşmasını istiyorsak düşünmeli ve fikir üretmeliyiz. Ben fikir üretmek istemiyorum fakat fikirlerinizi blogumda kullanabilirim diyorsanız en azından varlığınız ile projemizi destekleyin.
Karbonizma'nın paylaşımları bundan böyle şu şekilde bitecek: Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsan şu an itibari ile RSS yayınımıza abone olan 161 kişi arasına katılabilir veya 167 kişiden oluşan Twitter takip ağımıza katılabilirsin. Ayrıca İleri Fikir'e üye olabilirsiniz. RSS Abone Ol | Twitter Abone Ol | FriendFeed Abone Ol
Blog Yazarlarının Ortak Eksikliği
Artık o kadar sıradanlaştık ki paylaşacak bir şeyler bulamadığımız zaman tema tanıtıyoruz, blog tanıtıyoruz. Hiç olmadı internet veya teknoloji adına olan küçük bir gelişmeyi paylaşım olarak sunuyoruz. Bu hem paylaşımların kalitesini azaltıyor hem de orijinal ve farklı içerik bakımından blog küreyi fakirleştiriyor. Peki neden paylaşacak şey bulamıyoruz? Çünkü bazılarımız için hala blog yazmak bir hevesten öteye geçememiş. Daha önce "Yumurtlama Değil Bloglama Rehberi" isimli paylaşımımda vurguladığım üzere blog kurmadan önce kendimize sormamız gereken soruları ne yazik ki bir çoğumuz kendine sormuş değil. Bu sorular sorulup cevapları alınırsa hem içeriği kalitesi artar hem de blog sağlam zeminler üzerine oturtulur. Paylaşacak konular bulamamızın nedeni ise elimizde bir şeylerin olmayışıdır. Kaçımız bugün blog ayrımı yapmaksızın önümüze gelen uzun uzun yazıları sıkılmadan okuyor ve o paylaşımlar üzerinde düşünüyoruz? Düşünmediğimiz ortada... Okumadığımız da...
Yorum Sanatı
Düşünmediğimiz ve okumadığımız ortada dedim -doğru kullanımı okumadığımız ve düşünmediğimiz için olacak- çünkü Türkiye'de yayım yapan, Türk okuyuculara sahip olan bloglar da yorum kıtlığı çekiliyor. Bu kıtlığın sebebi çift taraflı. Bir tarafı yazardan kaynaklanıyor. Yurtdışında yayım yapan bloglara baktığımızda yorum sayıları 50-100 arasında değişiyor. Türkiye'de tahmin ediyorum bu rakam ortalama 10. Çünkü kaliteli ve orijinal içeriğimiz az.
Bir diğer yönü ise okuyucuya bakıyor. Bugün ülkemiz forumlarında kopya içeriğe bile "Emeğe Saygı" adı altında yorum isteniyor ve yapılan yorumların pek çoğu teşekkür içeriyor. Teşekkür etmek tebrik etmek elbette ki olmalı fakat bunlar yorum değildir. Yorum da en az paylaşım kadar emek bekleyen bir sanattır bence.
Yorumun şöyle bir niteliği daha var. Bugün ziyaret ettiğimiz blogun kalitesini RSS, Twitter veya FriendFeed takipçi sayısına ve yorum bolluğuna göre ölçüyoruz. Çok fazla yorum almış bir blog, kaliteli olduğu manasına gelmez. Zira yeni çıkan bir albümü yüzeysel tanıtan bir içeriğe o sanatçıya duyulan sempati sebebi ile yapılan onlarca yorum vardır. Bunlar blogun kalitesi gösteren unsurlar değildir. Kalitesini ölçerken göze alınması gerekir fakat bu pastada büyük dilime sahip değildir. Yorum kaliteli içerik oluşturmaya çalışan blog yazarı için yazdıklarının boşa gitmediğini, geri dönüşümün olduğunu ve olacağını gösteren/işaret eden bir unsurdur. Yorum meselesi önemli olmasa idi, bugün futbol yorumcusu gibi bir meslek olmazdı veya gazeteler sırf olayları, gündemi yorumlasın diye dünya kadar eleman almazdı.
Temel Taşlar ve Yükselme Basamakları
Bahsettiğim bu iki sorun çözüme kavuşursa asıl o zaman Blog Küre'nin geliştiğinden ve kaliteli hale geldiğinden bahsedebiliriz. Öteki türlü fark atan her zaman bir kaç blog ile sınırlı kalacaktır. Bugün ülkemiz düzenlenen blog yarışmalarında ödül alan bloglar Barcelona gibidir, geri kalanlar ise İstanbul Büyükşehir Belediye Spor gibi... EuroBlog yarışmasına veya Avrupa'da düzenlenen diğer yarışmalara sadece bir iki blogumuz katılabiliyorsa Blog Küre'mizi en baştan temellendirmeli ve değerlendirmeliyiz demetir. Tüm bu sorunların çözümü ve atılan adımların daha da ileri götürülebilmesi adına İleri Fikir adı altına bir fitili ateşliyorum. Bakarsınız tutar ve ilerleyen yıllarda blog küremizin dünya bloglarından çok daha farklı bir konumda olmasını sağlar. Gelin şimdi İleri Fikir projesini ve bu proje için üretilen başlangıç fikirlerini inceleyelim.
İleri Fikir Nedir?
İleri Fikir'in tek cümlelik tanımı şöyle "Blogların gelişimi ve daha kaliteli yayım yapması için akla gelen cin fikirlerin diğer blog yazarları ile paylaşıldığı yer." Bu projeyi ayakta tutacak iki önemli nokta var. Birincisi insanların blogları geliştirmek için kafa patlatması, ikincisi ise bu patlamalarda meydana gelen fikirleri diğer blog yazarları ile paylaşması. Burada söyle bir itiraz gelebilir: Yahu hem ben düşüneceğim hem de başkalarına söyleyeceğim! Blog yazarı olmak demek temelinde paylaşımcı ruha sahip olmak demektir. Bu tür sitemlerde bulunacak arkadaşlar bilhassa İleri Fikir'den uzak dursunlar. Ama bu işi sahiplenecek insanlarımız varsa onlara sadece şunu söyleyebilirim dükkan sizin! İleri Fikir konusu tam anlamıyla rayına oturmuş değil ama ana hatları ile belli bir proje. Fikir üretip paylaşmak. Tamamen bu iki fiil ile işleyecek bu proje. Sizi bilmem ama ben sahip çıkacağım. Bakarsınız İleri Fikir'den çıkan bir fikir bloglarımıza çok büyük kazanımlar sağlar.
İleri Fikir Felsefesi
İleri Fikir şöyle bir felsefeye de sahip: Gruba üye olan bloglar bizim blogumuz. Yani o blogların gelişiminden tüm üyeler sorumlu. Tabi ki bu felsefeyi de ayrı bir yazıda analiz edip enine boyuna anlatmak gerekli.

Blog Yorum Grubu
Aslında karşıdan zor gibi görünse de hiç de zor değil. Bu yazıyı yazarken aklıma gelen bir kaç fikiri hemen sizinle ve akabinde İleri Fikir sayfasında paylaşayım. Blog Yorum Grubu, yayına yeni başlamış bir kaç blogun fikir birliği edip yorum grubu kurması ile oluşur. Gruba dahil her hangi bir blog yeni paylaşım yayımladığında grup üyesi diğer bloglar bu paylaşıma yorum yapar. Böylelikle bloglar pasif kalmamış olur.

Blog Kardeşliği
Blog Kardeşliği fikri ise Azeri bir blog yazarı ile tanışmamdan sonra aklıma geldi. Ümit Urmuli adındaki bu Azeri blog yazarı ile kardeş blog olduk. Anlatmak istediklerimi tam olarak anlata bilirsem kardeşlik gereklerini yerine getireceğiz. Blog Kardeşliği'nin gerekleri şunlar; Her iki blog da diğer blogun son beş yazısının başlığını blogunun bir köşesinde yayımlar, yorum olarak desteğini esirgemez ve bağlantı paylaşımı yapılır.
Bu Projeyi Destekleyin
Siz de İleri Fikir Grubu'na katılabilir ve fikirlerinizle blog küre'yi geliştirebilirsiniz. En başta söylediğim gibi sıradanlık ilk başlarda insana farklılık olarak gelir. Ki zaten sonradan sıradan olur. Türk internetinin, Türk blogculuğunun gelişmesini ve dünya standartlarına ulaşmasını istiyorsak düşünmeli ve fikir üretmeliyiz. Ben fikir üretmek istemiyorum fakat fikirlerinizi blogumda kullanabilirim diyorsanız en azından varlığınız ile projemizi destekleyin.
Karbonizma'nın paylaşımları bundan böyle şu şekilde bitecek: Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsan şu an itibari ile RSS yayınımıza abone olan 161 kişi arasına katılabilir veya 167 kişiden oluşan Twitter takip ağımıza katılabilirsin. Ayrıca İleri Fikir'e üye olabilirsiniz. RSS Abone Ol | Twitter Abone Ol | FriendFeed Abone Ol











































































Karbon7 isimli bu tema 









4 Kardeş Yorum Yapmış!:
"Her iki blog da diğer blogun son beş yazısının başlığını blogunun bir köşesinde yayımlar"
Bunu daha önce düşünmüştüm. Yapmamıştım. Benim kadar uyuşuk blog yazarı göremezsiniz. Şimdi ÖSS nedeniyle yazacak bir şey bulamıyorum. ÖSS den sonra yapmam gereken en az 3 tasarım var bu arada yazacak şeyler bulabilirim :)
Ahmet, bu tırnak içindeki alanı destekleyen bir tema hazırlamayı düşünüyorum. Varsa benzer bir önerin üzerine çalışayım.
Bazı eleştirilerim var, sana hep eleştiri yazıyorum ama kusura bakma :D
Blog yorum grubu, birkaç ay önce "bloglarda gün" gibi bir isimle yapılmaya çalışılmıştı, tam hatırlayamıyorum ama bilinmiyor.net ve Teknomobi gibi bloglar vardı. Birkaç blogger, belirledikleri br günde, sanki komuşuya güne gider gibi bir bloga uğrayıp onlarca yorum bırakıyorlardı. Ama, bence bu bloga faydadan çok zarar getirir. Çünkü, yazılan yorumlar genelde yapmacık ve içten olmuyor. Düşünsenize bir, her yazıya aynı birkaç kişi tarafından yazılan yorumlar. Pek de inandırıcı olmaz bence...
Son beş yazı fikri ise, Blogküme tarafından kısmen de ola uygulanıyor zaten. Blogkümedeki her blog, blogkümenin verdiği kodları sayfalarına koyuyor ve bünyedeki blogların son yazıları random bir şekilde diğer bloglarda görünüyor... Ama Blogküme birçok yönden eksik ve hala taraf tuttuğu iddia ediliyor(ayrıntı için bloxoo forumunda arama yapabilirsiiz).
En katılmadığım nokta ise; komünite kılfından sıyrılıp kişisel fikirler üretmemiz noktası. Şu anda, bırakın dünyayı Türkiye'de bile milyonlarca blog var. Bu bloglar, genelde bir kişinin yazı yazdığı mecralar. Ama, bu milyonlarca blogdan öne çıkan sadece birkaçı, ve bu öne çıkanlarda genelde sık paylaşım yapan özgün adresler. Ancak, sık paylaşım yapmak için ne yazık ki tek kişi yetmiyor. Sizin projeleriniz çok yerinde, ancak mavi bülten'i 40 sayfa yapabilseydiniz Mavi Bülten'in itibarı bence çok daha fazla olurdu(Yanlış anlaşılmasın, zaten şimdi de bayağı fazla :D). Mesela, pozitif Pc isminde, wordpress altyapısı ile işlevini sürdüren bir site vardı. Bu site, ilk başlarda bikaç kişi ile yazılar çıkarırken, şimdilerde büyük bir portal olma yolunda ilerliyor. Çıkardıkları e-dergi, birçok önemli platformda tanıtılmış ve wikipedi'de de listelenmiş bir dergi...
Başarılar...
Eleştirilerin için çok teşekkür ederim. Gerçekten nitelikli yorum yapıyorsun. Bu beni mutlu ediyor.
Blog Yorum Grubu fikri hakkındaki düşüncelerinin dikkate alınması gerek. Evet, aynı kişiler sürekli olarak yorum yaparsa bir monotonluk gelir. Fakat İleri Fikir'in fonkiyonu tam bu noktada meydana çıkıyor. Gelen fikirler elbetteki olduğu gibi uygulanmayacak eksik yönleri tartışılacak ve daha sonra uygulamaya sunulacak. Bu eleştirini orada dillendireceğim. Üzerinde durulması gereken bir nokta.
Son 5 Yazı fikrini bir çok blog uygulamış ve uyguluyor olabilir. Fakat fikrin yayımlanması insanlara fikir edindirmektir.
Blog Küme tarafsız mı? dersen hayır değil. Taraflı olduğu ortada. İleri Fikir'i BlogKüme'den ayıran yönü de bu zaten. Blog Küme iyi bloglara sahip çıkıyor. Bir bakıma hazıra konuyor gibi. Ama İleri Fikir bloglara sahip çıkıyor, iyi blog olmaları için çaba sarfediyor. Paylaşımda da söyledim: İleri Fikir'e üye olan blogların gelişiminden herkes sorumludur diye.
Komünite (topluluk) meselesine gelelim. (Eleştirinizi hakkıyla cevaplayabilmek için bu 13. okuyuşum.) Paylaşımdaki söylemimden komünite'ye karşı olduğum anlaşılmasın. Çünkü İleri Fikir'de en nihayetinde bir topluluktur. Demek istediğim kişisel çabaların olması gerektiği. Kişisel çaba hiç mi yok? Evet var ama yeterli değil. "Komünite kılfından sıyrılıp kişisel fikirler üretmemiz noktası." cümlesinin anlatmak istediği budur. Yoksa birlikten güç doğar felsefesini sonuna kadar destekliyorum.
Mavi Bülten ile ilgili tespitiniz de çok harika. Evet yardım eden bir kaç kişi daha olsa o bülten 40 sayfa çıkardı hem de içi daha dolu bir şekilde.
Yorumunuz için çok teşekkür ediyorum. "Teşekkür." yorumlarının blogumun ve benim gelişmeme katkısı olmuyor. Ancak sizin gibi benim eksiklerimi yüzeme çarpan kişiler olduğu sürece ben eksiklerimi görüp gelişmeye devam edeceğim. Tekrardan teşekkür ediyorum. Devamını bekleriz. :)
Beni de davet ettiğiniz için teşekkür ederim.Bugün dahil oldum.Elimden geldiğince fikir üretmeye çalışacağım.Hoşçakalın.
Yorum Gönder
Yorumunuzu Buraya Girerbilirsiniz.